TÜRKİYE GENELİ

KORONA VİRÜS VERİLERİ

VAKA: 15.061.597
AKTİF VAKA: 113.066
ÖLÜM: 98.922
İYİLEŞME: 14.948.531

TÜRKİYE VE DÜNYA ÜZERİNDE KORONA VİRÜS VERİLERİ İÇİN

Ana Sayfa Gündem, TBMM Haberi 14 Aralık 2018

2019 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU’NDA

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile…

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının 2019 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Bütçe görüşmelerinin üçüncü turunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü; Adalet Bakanlığı, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu; Tarım ve Orman Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Su Enstitüsünün bütçeleri ele alınacak.

Kaldırılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının Kesinhesap Kanun Tasarıları da ele alınacak.

TBMM Genel Kurulu’nda, Ankara’da Yüksek Hızlı Tren kazasında 9 kişinin hayatını kaybetmesi ve 47 kişinin yaralanması, bütçe görüşmelerinin sürdüğü TBMM Genel Kurulu’nda gündeme geldi.

Genel Kurulda, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar ve partilerin grup başkanvekilleri, 2019 yılı bütçe görüşmeleri sırasında söz alarak, kazada ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 8 Temmuz’da Çorlu’daki tren kazasıyla ilgili araştırma komisyonu kurulması için önerge verdiklerini ve bunun AK PARTİ’nin oylarıyla reddedildiği ifade ederek, “Önerge kabul edilseydi, bu konu üzerinde kurumlar ve bakanlık daha ihtiyatlı davranıp, ihmal yüzünden meydana gelen bu kazanın önüne geçmiş olabilirdik. Meselelerin tartışılmasında fayda var, bundan kaçınmamak gerekiyor.” dedi.

“Çok üzüntülüyüz.” ifadesini kullanan MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, Yüksek Hızlı Tren’in Türkiye açısından prestij projelerinden birisi olduğunu dile getirdi.

Bir projeyi en prestijli hale getirecek olan durumun “insanların güvenliğini sağlayarak hizmet sunmak” olduğunu belirten Bülbül, “Arka arkaya gelen hadiseler, meselenin çok daha ciddiyetle ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Meseleyi takip altında tutacağız.” diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, kazayla ilgili, acıyı paylaşmanın, şifa dilemenin, bir daha tekrarlanmaması istemenin dışında bir de sorumluluğun olduğunu vurguladı.

Hayatını kaybedenlerden birisinin geçen dönem Şanlıurfa milletvekili adayı Yusuf Yetim olduğunu aktaran Bilgen, “İnsan yaşamının bu kadar değersiz olmaması gerekiyor. Bu vakaların ‘kaza’ diye geçiştirilmeyip, hangi nedenler varsa bunun ortaya çıkarılması ve bir daha tekrarlanmaması konusunda tavır ortaya konulmalıdır. Etkin soruşturma ile sorumlular cezalandırılmalıdır.” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Kaza ve kadere inanıyoruz ama son zamanlarda devlet demiryollarında yaşananların artık bir kaza mantığıyla izahının mümkün olmadığı bu facia ile bir kere daha ortaya çıktı.” diye konuştu.

Pamukova ve Çorlu kazalarıyla ilgili yetkilileri defalarca uyardıklarını belirten Altay, şöyle konuştu:

“Gelişmiş ülkelerde yatırımlar bilimselliğe dayanılarak yapılırken, Türkiye’de bir şova, siyasi çıkara dayalı, apar topar, önü arkası kontrol edilmeden yapılan bu yatırımların bedelini vatandaşlarımız ödüyor. Hızlı trene hızlı hareket ederek değil, akıllı hareket edilerek sahip olunur. Demiryolları, dünyada en güvenli ulaşım aracıyken Türkiye’de en güvensiz ulaşım yolu aracı haline geldi.

Bu faciayı da hükümet Allah’a havale ediyorsa, Allah onları bildiği gibi yapsın. Bu kazayla ilgilli kusurların ortaya çıkarılması, her milletvekilinin millete ve Allah’a karşı sorumluluğudur.”

AK PARTİ Grup Başkanvekili Cahit Özkan, hızlı trenin yaklaşık 5 sene önce faaliyete geçtiğini ve çağdaşları içinde en yüksek teknolojiyle donatıldığını dile getirdi.

“O günden bugüne alelacele faaliyete geçirilmiş bir tren değildir.” ifadesini kullanan Özkan, “Arama kurtarma çalışmalarının ardından inceleme çalışmaları başladı. Bunun neticesinde ortaya çıkacak sonuca göre, ilgili bakanlığımız gerekli adımları atacak ve bu acıların tekrar yaşanmaması için çalışmalarını yapacaktır. Bu tür altyapı çalışmaları, tamamen bilimsel ve teknolojik veriler ışığında faaliyet geçmiş çalışmalardır.” dedi.

TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra ortak önergeyle, ihmal ve kusurların araştırılması için bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını önerdi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara’daki tren kazasıyla ilgili “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gerekli adli soruşturmayı titizlikle takip edecek, görevlendirdiği savcılar marifetiyle bütün delilleri, bilgileri, bulguları dikkate alarak, bu konuda ihmal, kusur, kasıt, bir eksiklik olup olmadığını sonuna kadar takip edecektir.” değerlendirmesini yaptı.

Gül, TBMM Genel Kurulu’nda, 2019 Yılı bütçe görüşmelerinde, Ankara’da Yüksek Hızlı Tren ile yol kontrolü yapan kılavuz trenin çarpışması sonucu meydana gelen kazayla ilgili açıklamada bulundu.

Kazada ölenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Gül, kazayla ilgili hemen idari soruşturmanın başlatıldığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının üç savcıyı olayla ilgili tahkikat yapmak üzere görevlendirdiğini bildirdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli adli soruşturmayı da titizlikle takip edeceğini, görevlendirdiği savcılar marifetiyle bütün delilleri, bilgileri, bulguları dikkate alarak bu konuda ihmal, kusur, kasıt, bir eksiklik olup olmadığını sonuna kadar takip edeceğini belirten Gül, “Tüm hukuki yollara başvurulacaktır. Bizler de bu konunun takipçisi olacağız.” dedi.

Hızlı trenin vatandaşlara çok büyük hizmet getirdiğini vurgulayan Gül, “Tüm modern teknolojik imkânlarla bunlar yapılmıştır.” ifadesini kullandı.
Gül, ilgili bakandan yeni bilgi geldiği zaman bunu Genel Kurula aktaracağını söyledi.

MHP milletvekilleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2019 yılı bütçelerine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Bütçeler üzerinde ilk sözü MHP Ankara Milletvekili Sadir Durmaz aldı

TBMM Genel Kurulu’nda, bütçeler üzerinde MHP Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Sadir Durmaz, artan nüfus, düzensiz göç ve çarpık kentleşme gibi sorunların, çevre ve şehircilik alanında birçok olumsuzluğa yol açsa da akılcı politikalarla çözüme ulaşmanın mümkün olacağını söyledi.

Bu konuda en büyük yardımcının, bilimin ışığında oluşturulacak ortak akıl projeleri ve kültürel müktesebat olduğunu belirten Durmaz, “Bizim medeniyetimiz, şehirlerini insan merkezli tasarlamış, dünyayı imar etmeyi, güzelleştirmeyi bir vecibe bilmiştir.” dedi.

Çevre ve şehircilik anlayışının milli şuurla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Durmaz, “MHP olarak, insanı, doğanın sahibi değil bir parçası olarak görmekteyiz. Bu nedenle, parçası olduğumuz doğayı korumak, yurt edindiğimiz coğrafyayı kutsal bilip geleceğimize kutlu bir miras olarak bırakmak en temel şiarımızdır.” diye konuştu.

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, çevrenin, gelecek nesillere bırakılacak olan en önemli miras ve sermaye olduğunu ifade etti.

Geleceğin, yeşil enerji, yeşil sanayi ve yeşil şehirlerle şekilleneceğini dile getiren Ersoy, “Bakanlığımızın tüm bunları tek başına gerçekleştirmesi imkansızdır. Gelecek nesillere çevre bilincini aşılaması bakımından Milli Eğitim Bakanlığına, kalkınma politikalarının önemli uygulama noktasında yerel yönetimlere de büyük görevler düşmektedir.” dedi.

Tasfiye halinden çıkarılarak tekrar faaliyete geçirilen Emlak Katılım Bankasının, konut sektörünün, başta finansmanı olmak üzere birçok sorununa çözüm olacağını belirten Ersoy, “Bankanın hızla faaliyete geçirilmesi, hizmetin ülke geneline yayılması için hızla şube sayısını artırması gerekmektedir. Tüm bunların yanında, kar amacından daha çok, sosyal sorumluluk ve kamu yararını gütmesi, diğer mevduat ve katılım bankalarından ayrılması, konut ve inşaat sektörünün ülke ekonomisindeki lokomotif rolü açısından önem arz etmektedir.” değerlendirmesini yaptı.

Ersoy, büyüme ve gelişme çabalarıyla yıllar içerisinde betonlaşan, kimliklerini ve doğasını kaybedip tek tip yerleşim alanları haline gelen ve ülkenin medeniyetini ve gelişmişlik aşamasını göstermesi açısından önemli olan şehirlerin hak ettiği seviyeye gelmesi gerektiğini söyledi.

MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, Türkiye’de, hakim sayısı ile mahkemelere bağlı olarak çalışan adalet personeli sayısının genel olarak Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki ortalamanın altında kaldığını kaydetti.

2010-2017 yılları arasında ceza mahkemelerindeki dava sayısının yüzde 20,5 azalsa da hukuk mahkemelerinde yüzde 23,7, idari yargıda yüzde 66 oranında arttığını aktaran Öztürk, “Bu dönem içerisinde davaların ortalama görülme süresi 283 gündür. Bu bakımdan, yargıda hedef süre uygulamasının tüm adliyelerde uygulanması konusunda atılacak adımlar hızlandırılmalıdır.” dedi.

Adaletin herkese en adil ve süratli bir şekilde lazım olduğunu, bakanlığın da bu yapıyı çağdaş normlara göre kurmak adına gayret gösterdiğini ifade eden Öztürk, “Yargıya vatandaşlarımızın tereddütsüz güvenebileceği, adalet duygusunun zihinlerde ve kalplerde yer edeceği bir yapıda olmalıdır, çünkü adalet olmazsa devletten bahsedilmeyecek, milletin istiklali ve istikbali tehlikeye düşecektir. Yargının, siyasi iktidarların veya belirli kişi ya da grupların güdümünde hareket etmeyen, bir kısım aidiyetlerin veya siyasi tercihlerin adalet duygusunun önüne geçmediği, daima ve her şartta hakkı savunan bir yapıda olması gerektiğine inanıyoruz.” diye konuştu.

MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, yıllarca sinsi bir şekilde Türk milletinin bütün değer yargılarını yağmalayan ve hırpalayan FETÖ’nün, 15 Temmuz akşamı deşifre olduğunu ve Türk milletinin vicdanında paramparça edildiğini belirtti.

MHP’nin, 15 Temmuz gerçeğini ve Türk milletinin o gece verdiği mesajı sağlıklı bir şekilde yorumladığını vurgulayan Bulut, şöyle konuştu:

“Bu çatı altında sık sık dile getirilen ‘MHP’ye bir vahiy mi geldi’ şeklinde, adeta alaya alınan bu duruşla ilgili bir izahat yapmak mecburiyetindeyim. Bizler ülkücüyüz ve Türk milliyetçisiyiz, Fetullahçı değiliz; Pensilvanya’daki bir iblisin gördüğü rüyadan hikmet çıkartan ideolojik şizofrenlerden değiliz, bir sözde mehdinin verdiği mesajla kendimizi avutacak, sözde mehdinin sözde mesajlarıyla, vahiyleriyle yol haritasını belirleyecek bir siyasi hareket değiliz. Bize bir mesaj gelmiştir, doğrudur, bu mesaj Türk milleti tarafından Yenikapı’da verilmiştir. MHP bu mesajı doğru okumuş, siyasi konumunu buna göre belirlemiş, ortak düşmana karşı ortak vatan savunmasında ortak aklı egemen kılmak ve tahrip olmuş adalet anlayışını yeniden tesis etmek için bir vatan savunması barikatı kurmuştur. İşte o vatan savunması barikatının adı Cumhur İttifakı’dır ve Cumhur İttifakı bu ülkeyi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle tanıştırmış, Türk milletine yeni bir kapı aralamıştır.”

MHP İstanbul Milletvekili Bülent Karataş, kişisel verilere bir şekilde erişilerek insanların mezhepleri, aidiyetleri üzerinden algı yönetmek ve kafa karıştırmak üzere açılmış sosyal medya hesaplarının bulunduğunu ifade etti.

Kapılarına çarpı işareti konulan vatandaşlar meselesinin ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirildiğini belirten Karataş, “Şimdi tekrar küresel baronlar, yeni stratejiyi mezhep, etnik temelli olarak, İslam dünyasını ve Müslümanları kendi içerisinde birbiriyle savaştırarak kaos teorisini yeniden gündeme getiriyor.” dedi.

MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, son yıllarda ve günlerde görülmekte olan sağanak yağışların ileriki dönemlerde artarak devam edeceğini söyledi. İklim değişikliğinin, meteorolojik değişimleri de beraberinde getirdiğini anlatan Kalyoncu, “Bu alanda da altyapı düzenlemeleri tarımsal alanlarda alınacak önlemler paketi oluşturulmalıdır. Felaket gelmeden önlemleri almak ülkemizin geleceğini güvence altına almamızı sağlayacaktır. Barajlar, su yapıları ve havza planlamaları yapılırken bu kriterlerin tamamı göz önünde bulundurulmalıdır. Tarımda tam manasıyla damla sulamaya geçilmesi ve kuyulardan su çekimi kontrol altında tutulması gerekmektedir. Kaçak kuyulara izin verilmemeli ve bu önlemler alınırken de çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir.” değerlendirmesini yaptı.

MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, çiftçilerin, ülke ekonomisine en fazla katkı sağlayan kişiler olduğunu söyledi.

Sofralara gelen tertemiz domatesleri, peynirleri, zeytinleri, meyveleri, sıcacık ekmeği üretenlerin çiftçiler olduğunu belirten Varlı, “Onun için, çiftçimizi en iyi şekilde korumamız lazım. Bu konuda ne yapılması gerekiyorsa hep birlikte, çiftçimizi daha fazla üretip daha fazla kazanabileceği ortama ulaştıralım ve onları koruyalım, yaşatalım. Onları yaşatamazsak, onları üretimden düşürürsek ülkemiz çok şey kaybedecektir.” diye konuştu.

Genel Kurulda milletvekilleri, konuşmalarına başlarken, Ankara’da Yüksek Hızlı Tren ile yol kontrolü yapan kılavuz trenin çarpışması sonucu meydana gelen kazaya ilişkin taziye ve başsağlığı dileklerini ilettiler.

meclishaber.tbmm.gov.tr

Tema Tasarım |