Ana Sayfa Yazarlar 27.07.2020 20 Görüntüleme

Sahte ürünlerle mücadelede bu yetmez…

Necdet Buluz

Piyasa sahte ve sağlığa zararlı ürün kaynıyor. Şikâyetler art arda geliyor. Bütün bunlara rağmen sahte ve sağlığa zararlı ürünler halen raflardaki yerini almaya devam ediyor.

Son yapılan kontrollerde ve analizlerde yine sahte ürün üreten firmaların varlığı ortaya çıktı.

Tarım ve Orman Bakanlığı, 69 firmaya ait 136 üründe sahtecilik tespit eden firmaları internet sitesinde ilan etti. Bakanlık daha önceki denetimlerde de sahte ve sağlığa zararlı birçok ürünün piyasaya sürüldüğünü açıklamıştı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve bu Kanun kapsamında hazırlanan, “Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik” gereğince; laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. Söz konusu uygunsuzlukların tespit edilmesinde; Bakanlığımızca yürütülen denetimlerin yanında, tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikâyet, CİMER ve Alo 174 Gıda Hattı başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğu açıktır. Bu bakımdan tüketicilerin bu başvurularını sürdürmeleri, halkımızın sağlığının korunması yönündeki çalışmalarımız için büyük önem taşımaktadır. Böylece ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1551 firmaya ait 3492 parti ürün tüketicilerin bilgisine arz edilmiştir. Gıda konusunda kamu otoritesi olan Bakanlığımız, yasalarla verilmiş tüm yetkileri tereddütsüz kullanarak gıda güvenilirliğinin sağlanmasına ve tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalarını aralıksız olarak ve büyük bir titizlikle sürdürmektedir.

Sahte ve sağlığa zararlı ürün yapan ve satanların açıklanması ve teşhir edilmesi hiç kuşkusuz yerinde ve önemlidir.

Bakanlığın çalışmalarını dikkatle izliyoruz. Denetimler kesintisiz sürüyor. Ancak, yapılan bu çalışmaların yeterli olmadığını da söylemliyiz.

Nedeni şu:

Sahte ve sağlığa zararlı ürün üretenlere verilen cezalar caydırıcı olmuyor. Daha sert ve sonuç getirecek yaptırımların uygulanması gerektiğini düşünüyoruz.

Bakanlığın açıklamasına baktığımızda denetimlerin aralıksız sürdüğünü görüyoruz. Bunun yanında tüketici ile üreticilerin karşı karşıya getirilmiş olması da dikkat çekicidir.

Bir de şu var:

Geçenlerde bir firmanın kokuşmuş ve bozuk tavuk etini bir askeri karargâha satmaya çalışması vardı. Son anda işin farkına varan yetkililer tavuk etlerini almaktan vaz geçmiş, firmanın da sözleşmesine son verilmişti.

Özetleyelim:

Sağlık çok önemlidir. Bu nedenle gıdaların sağlıklı, sahtecilikten uzak ve gönül rahatlığı alınıp tüketilmesi gerekiyor.

Halkın sağlığı ile oynayanlara sadece para cezası verilmekle bu işin önlenemeyeceğini yıllardır yapılan uygulamalardan görmekteyiz.

Bu tür olaylara gelişmiş ülkelerde yaşanmıyor. Buna izin de verilmez. Üretici de tüketici de bilinçlendiriliyor. Aynısı bizde neden olmasın?

Konu açılmışken şunu da ekleyelim:

Halen ekmeklerde sağlığa zararlı ve kanserojen taşıyan maddelerin bulunduğu iddia ediliyor.

Bu konuda fırınlar gerektiği gibi denetleniyor mu?

Sıkça dile getirilen bu şikâyetlerden sonuç alınıyor mu?

Konu sadece gıda üretimi ile de sınırlı değil.

Sahtecilik hemen her alanda var. Elektronikten, tekstile kadar piyasaya sahte ve kalitesiz ürün sokanlarla da gerektiği gibi mücadele edilmelidir.

Özellikle turizm beldelerimizde marka malların sahtelerinin cirit attığını da gözlemliyoruz. Bu konuda da yoğun şikâyetler var.

Sonuç olarak:

Sahte ve sağlığa zararlı ürünlerle Bakanlığın yaptığı denetimler ve çalışmalar yerindedir. Daha sıkı önlemler ve cezalarla caydırıcılığın artırılmasını da kaçınılmaz görmekteyiz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz